18 Nisan 2013 Perşembe

KONUK YAZAR: Abdülkadir GÜLER

KONUK YAZAR:
Prof. Dr. İsa Kayacan’ın Yeni Eseri:
Burdur’un Saz ev Söz Ustaları (2)
                                                                    Abdülkadir GÜLER 
            Gazeteci, araştırmacı yazar İsa Kayacan hiç boş durmuyor. Hatta boş zamanı bile yoktur. Bazı sanat kültür etkinliklerinde bir araya geldiğimizde zamanın kendisine dar geldiğini ve yetmediğini söylüyor. Yanılmıyorsam İsa Kayacan şu anda 70 yaşındadır. Lakin yayımladığı kitapların sayısı yaşının iki katı kadardır. Şu ana kadar 130 parça kitap yazmış, bunları Türk edebiyatına, köy ve ilçe, kasaba okullarına ve sanatçı dostlarına gönül rahatlığı içinde hediye etmiştir. İsa Kayacan bu açıdan mutlu bir insandır. Dileğimiz daha da mutlu olmasıdır. Kendilerine sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum. Yaşadığı memleketine ve ülkesine karşı görevini eserleriyle yerine getirdiğine inanıyorum.
Ayrıca yazdığı makalelerin ve kitapların sayısı ise bir hayli fazladır.
2007 yılı sonu itibarıyla; toplam 39. 425 makalesi, yayımlanmıştır. Bugün 2013 yılındayız, bunların sayısının 43 bini geçtiğini tahmin ediyorum. Hatta bu bir rekordur. Daha önce de yazmıştım tekrar yazıyorum: İsa Kayacan yazdığı yazılarıyla artık GUİNNESS REKORLAR kitabına girmelidir.
Ayrıca Burdur’a heykeli dikilmelidir. İsa Kayacan’da bir Burdur, Tefenni aşkı ve sevdası vardır. Hatta bir araya yurt genelinde şairler ve yazarlar arasında heykelinin dikilmesi konusunda bir imza kampanyası açılmış ve bu kampanya da ilk sıralarda imzalamıştım.
Tekrar önerimi tazeliyorum. Sayın Burdur ve Tefenni Belediye başkanlarının bunu dikkate almalarını diliyorum. Sayın Kayacan bunu yaşarken görmelidir. Çünkü İsa Kayacan Burdur’un ve Tefenni’ in kültürünü yurt genelinde en önünde tanıtmaya namzet bir insandır. Bu konu birçok eserler yazmış ve binlerce makale kaleme almıştır. Zamanını hiç boşa harcamamıştır. Gazeteler dergilerle haşir neşirdir. Hemen, hemen her gün yazı yazdığı gibi Anadolu köşklerine ilçelerine gazeteler, kitaplar ve dergiler gönderiyor. İsa Kayacan da bu açıdan bir kültür aşkı vardır. Kendisine hayranım. O’nu yakından tanıyan bir arkadaşı Ziya Yüce şöyle diyor İsa Kayacan için:  
Kardeşim oğlu Ese
Kulak ver bendeki sese;
Ne olacak senin halin
Gazeteleri kese, kese.. ( s. 21 )
Şimdi ben bunları yazdıktan sonra İsa Kayacan’ın yeni elime ulaşan büyük hacimli koca bir kitabı daha çıktı. Burdur’un Saz ve Söz Ustaları (2) adını taşıyor. Tam 792 sayfadan ibarettir. Tertemiz bir baskısı de vardır. Kitap T.C. Burdur Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yayımlanmıştır. Basım tarihi 2012’dir.
İsa Kayacan, daha önce Ağustos 2005 yılında basılan Burdur’un Saz ve Söz Ustaları (1) kitabı 168 sayfa idi.  Şimdi adını verdiğim bu 2. kitabı ise 792 sayfadan oluşuyor. Kitap 17 bölümden oluşuyor. Ben sadece bu bölüm başlıklarını vermek istiyorum:
1. Bölümde: Teke yöresi ile ilgili bilgiler, Teke Zortlaması, Burdur isminin nerden geldiği, tarihi ile ilgili bilgiler;
2. Bölümde: Alfabetik sırasıyla göre dünden bugüne saz ustaları;
3. Bölümde: Söz Ustaları,
4. Bölümde: Kültümüz içinde Burdur’un şairleri ve yazarları, Bilim adamları, Türk Halk Müziği alanındakiler, geçmişten geleceğe Burdur, Tefenni ile ilgili bilgiler, Mithat Erden’in Tefenni anıları,
5.Bölümde: Hikâyeleriyle Teke yöresi ile Tefenni Yöresi, Burdurun bası Türküleri, bu türküleri dile getirenler, 
6. Bölüm: Haberler, yorumlar ve konu ile ilgili bazı rakamlar, İsa Kayacanın aldığı ödüller,
7. Bölümde: Burdur ve Teke Yöresi folkloru, bunlarla ilgili bazı kaynaklar,
8. Bölümde: Röportajlar, İsa Kayacan’ın yaptığı Röportajlar,
9. Bölümde: Burdurlu Gazi Ağır Topçu Kademli oğlu İsmail Başçavuş,
10. Bölümde: Burdur Gündemi içinden Teke Yöresi folklor Araştırmaları,
11. Bölümde: Burdur Halk Fıkralarından örnekler,
12. Bölümde: Ece Köyü Prof. Dr. İsa Kayacan’ın Kütüphanesinin açılması,
13. Bölümde: İsa Kayacan’ın Burdur çıkışlı son kitapları, Burdur Destanı (Bensiz Olmaz), Burdur’dan Kültür Yağmuru ve İsa Kayacan’ın bağış yaptığı kitap bağışları, İsa Kayacan’la ilgili değişik haberler,
14. Bölümde: Yazarların ve şairlerin gözüyle İsa Kayacan, Efsaneler Şehri İsa Kayacan sevdası ve İsa Kayacan Efsanesi, İsa Kayacan’a yazılan şiirler,
15. Bölümde: İsa Kayacan’ın Burdur’u ve Burdur’un İsa Kayacan’ı, Burdur Valiliği ve Belediye Başkanlığınca, İsa Kayacan adının bir eğitim kurumuna verilmesi ve heykelinin dikilmesi teklifleri,  
16. Bölümde: Mektuplar, Burdur TSM ve THM Koroları, İsa Kayacan’a yazılan ve Burdurun Saz ve Söz Ustaları Ağırlıklı Mektuplar. Burdur Marşı ve..
17. Bölümde ise: Burdur Basını, Son yıllarda İsa Kayacan hakkında yazılanlar, İsa Kayacan’ın İngilizceye çevrilen şiirleri, bestelenen şiirleri, kısa bir anlatımla dünden bugüne İsa Kayacan’ın hayatı; İsa Kayacan’ın biyografisi, İngilizce özeti, İsa Kayacanın kitapları ve yayınlanacak olanları… Katkıda bulunanlar, Fotoğraflar, bazı bilgi ve belgeler, İsa Kayacan’ın albümünden alıntılar ve Burdur İl Kültür Turizm Müdürlüğü’nün yayınları gibi konular yer alıyor.
Bunlar geniş çapta ele alınmış olup akıcı, yalın, duru bir Türkçe ile ortaya konulmuştur. Tek kelimeyle Burdur’un Saz ve Söz Ustaları (2) gelecek kuşaklar için çok yararlı bir kaynak olarak ortaya çıkmıştır. Burdur Valiliğine ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde emeği geçenlere teşekkürler ediyoruz.
            Bu kitabın içinde “BURDUR’UN SAZ ve SÖZ USTALARI”ndan (2) söz ederken araştırmacı yazar bize özetle şunları söylemek istiyor:
Burdur Ege bölgemizin ve Toros dağlarının eteklerinde kurulan efelerin, zeybeklerin harman olduğu bir yerdir. Türk folklorunun bir menşeidir. Burdur ve Teke Yöresi Türk folklorunun başkentidir. Akdeniz ve Ege yöresinin tanınmış bir folklor yöresidir. Türküleriyle çağdan çağa bugüne değin adını duyurmuştur.
9000 yıllık bir geçmişi ve tarihi vardır. Batı Anadolu’nun en eski yerleşim birimlerinden biridir. Ünlü İstiklâl Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un TBMM’ne bir Burdur milletvekili olarak Burdur’u taçlandırmıştır. Bir başka değimle Burdur Teke Zortlamasıyla yöresel Türküler ve mahalli sanatçılarla adını tüm Anadolu’ya duyurmuştur.
            Örnek olarak  Ahmet Yamacı’dan Hamit Çine’ye, Salih Urhan’dan Rahmi Uğur’a, Sümer Ezgü’den Şahin Akay’a, Hafız Rıza  Yağız’dan Süleyman  Özen’e, Hacı Ali Yılmaz’dan Şükrü Acara, Ahmet Turgut’tan  Kemal Caner’e, Sebile Canyıldıran’dan, Umran Özdemir Yamacı’ya, Hüseyin Demir’den Yılmaz Tunç’a,  Hayri Devden Abdurrahman Ekinci’ye, Hacı Ali Yılmaz’an Şükrü Acar’a,  Halil Er’den Peyami Yengi’ne, ve Rıza Yağız’dan Osman Akkoç’a,  Sebile Mıhladız’dan Sevinç Akkaya’ya  uzanan “Saz ve Söz Sanat Ustaları (2)” bir vefa borcu bağlamında özenle özgeçmişlerini, fotoğrafları ve deyişleriyle tanıtmaya  çalışılmıştır. 
            Bu devasa, kalıcı eserin ÖNSÖZ’ünde Burdur Valisi Nurettin Yılmaz, Burdur Eski Valisi Süleyman Tapsız, Burdur İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Tanır Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı M. Ercan Taraşlı ve asıl kitabı bin bir emekle ter dökerek bu değerli kitabı hazırlayan, Burdur ili kültürüne  kazandıran Gazeteci ve yazar Prof. Dr. İsa Kayacan’ın yazıları yer alıyor.
Bu değerli eserin baskısı,  kapak düzeni, nizampajı, kitapta kullanılan Türkçe, ilgili belgeler, resimler yerli yerine konulmuştur. Zaten bu konuda Sevgili İsa Kayacan bir ustadır. Örnektir, nitelikli yapıtlar ( eserler ), ortaya koymuşlardır. Tüm emeği geçenlerle birlikte sevgili kadim dostum ve ağabey olarak tanıdığım Prof. Dr. İsa Kayacan’ı candan kutluyor, sağlıklı günler ve yazma eyleminin sürekli olmasını diliyorum.
Burdur ve çevresini tanımak isteyenlere, özelikle öğretmen ve öğrencilerimize bu değerli kitabı özellikle tavsiye ediyorum.
           Not: İsa Kayacan’ın 31.12.2012 itibarıyla yazı yayınladığı makale sayısı 43 bin 429’a ulaşmıştır. 

13 Nisan 2013 Cumartesi

KONUK YAZAR: OSMAN BAŞ (ANAYURT GAZETESİ YAZARI)


KONUK YAZAR
İsa Kayacan’la duygusal dakikalarda gülümseyiş...
Osman BAŞ
İsa Kayacan ağabeyim için 08 Nisan 2006 Tarihinde Türk Kültürü ve basın yayınına 50. hizmet yılı programı düzenleniyor ve katılamadığım programa kutlama mesajı gönderiyorum.
07 Nisan 2006 tarihli mesajımı okuyucularımla paylaşıyorum:
“Ilık yağmurların sevda melekleriyle baktığı hayatın, sustuğu ve gülümsediği, sessiz gecelerin, yıldızların düşen yağmur damlacıkları ıslanışında yalnız sevgi var…
Bütün hücreleri süsleyecek, bir yüreğe sevda türküsü olacak, can dostum, kardeşim, ağabeyim, Türkmen Beyi…Türk dünyasının derinliklerinde gönüllere giden yolların dikenlerini, çamurlarını, taşlarını temizleyen gönül erlerinin en önlerinde gördüm seni.
Yıldırımların düştüğü, bulutların ağladığı geceler, şafağa beraber yürüdük…
Gök yarılıp, fırtınalar koptuğu vakit yıldızlar topladık hilale sunmak için.
Sevdası türkü olanlarla bir olup, Yemen’den Çanakkale’ye…
Sakarya’dan Dumlupınar’a beraber at sürdük, bin atlıyla akınlara…
Bir ikindi sonrası Bakü’ye indik.
Sevdası Hazar olanlarla, yüreği Hazar olanları bir yapmak için.
Onca bilgi, birikim ve hizmetin bir salona, programa sığmayışı, onca yaşa, onca yorgunluğa rağmen dimdik duruşun, kükreyişin, haykırışın, duyguların doruğa ulaştığı bu vaktin, senin için çok önemli olduğunu biliyorum…
Yine biliyorum ki, başta aziz vatanımızın evlatları olmak üzere, Türk Dünyası hizmetlerinizi unutmayacaktır.
Şuan yanınızda olamamanın üzüntüsünü yaşıyorum.
Yüreğim salondakiler kadar, canlı ve hızlı atıyor.
Sizi tebrik ediyor.
Programı organize eden, Şemsettin Küzeci, sunucu Zeynep Köşker, konuşmacı ve katılımcılara saygı, sevgi ve selamlarımı sunuyorum.”  
Bu mesajı, Bizim Kümbet dergisi genel yayın yönetmeni olarak gönderiyorum.
Bu gün yine İsa Kayacan ağabey bize mutluluklar yaşatmaya devam ediyor.
Merkezi Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunan “VEKTÖR” Beynelhalg Elm Merkezinin 15 Şubat 2013 tarihli 2 sayılı kararıyla, Türk Matbuatının gelişiminde gösterdiği üstün hizmetleriyle, İsa Kayacan’a, Azerbaycan ağırlıklı yazı, araştırma ve haberleri göz önünde bulundurularak, “ Uluslar arası Türk Dünyası Hizmet Altın madalyası” verildi.
09 Mart 2013 tarihindeki tören; VEKTÖR Elm Merkezinin Türkiye Temsilcisi, Hayrettin İvgin, Nail Tan, Osman Baş ve Rıfat Kaya ve davetliler ayrıca Kayacan’ın kızları ve torununun da katılımıyla Anakara’da gerçekleşti.
Beynelhalg Elm Merkezinin Başkanı Prof. Dr. Elçin İsgenderzade’nin imzasını taşıyan, Uluslararası, Türk Dünyasına Hizmet Madalya Beratı, Hayrettin İvgin tarafından İsa Kayacan’a verilirken, Altın Madalyası da Nail Tan tarafından yakasına takıldı.
Duygusal anların yaşandığı bu programda İsa ağabeyin mutlu olması çok önemliydi. Hayrettin İvgin, Nail Tan ve İsa Kayacan’ın birer konuşma yaptıkları anlar işte o duygusal anlardı.
İsa Kayacan; “Beni sevindiren, mutlu eden bu kararlarından dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. Azerbaycan’a yönelik araştırma, yazı ve yayınlarımı artırarak sürdürmek istiyorum” dedi.
Türk edebiyatına, kültürüne, sanatına nice yıllar hizmet edeceğini biliyorum.
Duygusal dakikalarda huzura aktık, dolduk alabildiğine, yüreğimiz sevdalarımıza uzandı, izahı güzellik olan ne ise onu yaşadık ve daima gülümsedik.
Hizmetlerin ve başarıların daim olsun İsa Kayacan Ağabey…

8 Mart 2013 Cuma

KONUK YAZARLAR: Kemal PETRİCLİ & Karozan İsmail KARA

KONUK YAZAR:
Zamana Değer Katan Adam:
İsa Kayacan
Kemal PETRİCLİ
İnsan’da bir değer varsa zamanda insandan bir değer  kazanır. Zamanın nasıl geçtiğini biz hep zamana bıraktık anlatma değeri onda kalsın istedik. İşte bir 2013 zamanı. Gidenleri’de aratır halde geldi...  Herşeyi eksilte eksilte,yaşlarıda yükselte yükselte geldiği gibi’de götürmeyi unutmadı.
Yazıyoruz, çiziyoruz, velhasılı kelam kullanıyoruz .., Öyle ya’da böyle,,, Yaşantımıza  becerilerimizi katıyoruz. Sevenlerimizi çoğaltıyoruz. Gönlümüzü sevgisiz bırakmıyoruz. Ruhumuzu sıcak tutuyoruz. Çünkü nazarımızda, insanları her şeye lâyık olarak onları kendimize değil, kendilerini baştacılığa lâyık bir yere getirdiğimizle gururlanıyoruz..
Varsın zaman’da değer kalmasın.ama insan’da zamana bir değer bırakıyor. Meselâ elimizdeki kalemle çok zamanlar bizi değerin üstüne insanlar çıkarıyor. Diğer yazarların da değer taşıyanlar olduğunu unutmuş değiliz. Zaman’da katılan değerleri kendi dünyasında okutmak için dört bir yana dağıtıp yardımını esiregemiyor. 
Zaten, doğru, iyi ve sevilen insanları zaman hep taktir etmiştir. Hayatta kimse ne Kemal Petricli olabilirdi ne’de İsa Kayacan... Her insanın kendine öz bir değeri, bir yaşantısı vardır. Çünkü, bütün başarı kazanmış insanlar birer tektir. 
Ben sayın İsa Kayacan’ın, benden çok sayıda, daha üstün olduğunu bildiğim için onu vatan sevgisiyle dolu büyük bir yazar olarak telâkki etmişim. Sayın İsa Kayacan hayatının içine yardım severliği’de işlemiş, sevgiyi gözlerindeki bakışla insan ayırmadan dağıtmayı bir insani görev saymış, dünyaya nadir gelmiş insanlardan biridir.
***
KONUK YAZAR:
İsa Kayacan’dan 130. Kitap;
Burdur’un Saz ve Söz Ustaları-2
Karozan, İsmail KARA
Kayacan’dan Önemli Bir Eser Daha: 130. Kitap:
“Burdur’un Saz Ve Söz Ustalari-2”
Prof. Dr. İsa Kayacan’ı, yaklaşık yarım yüzyıldır; başta Anadolu basınıyla uğraşanların çoğu yakından tanımaktadır. Sanıyorum ki, Anadolu’da yazı ya da şiirinin yayınlanmadığı gazete ve dergi yoktur. Bu bakımdan kişisel olarak tanımayanlar olabilir ama O’nu en azından bir isim olarak bilirler.
Kayacan, geçmişte uzun yıllarını “Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü” nde geçirmiş ve onbir bakanın da basın danışmanlığını yapmış deneyimli bir gazetecidir. Şairdir, yazardır, araştırmacı yazardır. Benim de kırk yıllık arkadaşımdır. Bu sürede onunla arkadaşlığımızın bozulduğu görülmemiştir. Kısacası hani “Adam gibi adam” deriz ya, bence öyledir. Sözün bu kısmını fazla uzattım. Bilinen şeyleri yinelemenin anlamı olmaz.
Şimdi, fırından yeni çıkmış taze ekmek gibi elime aldığım ve “Araştırmacı yazar” kimliği ile hazırladığı en son eserinden söz etmek istiyorum. “Burdur’un Saz ve Söz Ustaları-2” adıyla yayınlanan eser, tam 792 sayfa… Çok güzel bir estetiği var. Sayfa ve bölüm düzenleri harika… Kapak üstünde “Gölhisar Yarenler Gecesi”nden bir resim konulmuş. En üstte “T.C. Burdur Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü” yazıyor. Yazının solundaki armada “T.C. Burdur Valiliği”, sağında ise “T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı” yazılı… Ben dostum Kayacan’ı öncelikle kutluyorum amma böyle güzel bir eseri hazırlamakta katkısı olanları da yürekten kutluyorum. 
Burdur Valiliğini nasıl kutlayacağımı ise bilemiyorum. Kendi yörelerinden çıkan bir sanatçıya (hem de onun sağlığında) ve eserine sahip çıkmalarını ne kadar övsek az gelir. Yetkililere buradan saygılarımı gönderiyorum.
Bu gün evinde kendisiyle görüştüğümde, hastalığını unutmuş gibi bir hava vardı. Yeni bir çocuğu doğmuş babayı andırıyordu yüzündeki gülümseyiş… Elbette bu durum olağan bir şey… Sanatçıların her yeni eseri, dünyaya yeni gelmiş çocuklarından farklı değildir.
Eseri inceleyince dedim ki kendi kendime; “Ya Burdur, ne kadar çok sanatçı yetiştirmiş, yöre ve Anadolu kültürüne ne kadar çok katkı sağlamış”. Kayacan, bu eserinde yalnız saz ve söz ustalarıyla kalmamış; Burdur’un hemen hemen tüm kültürel ve yöresel özelliklerini, gözlerimizin önüne sermiş.
Üstelik, kitabın arka kapağından anlaşılıyor ki, yazarın 2005 yılında yayınladığı “Burdur’un Saz ve Söz Ustaları-1” adlı eserde adı geçen saz ve söz ustaları bu eserde yer almamış.
Kitabın 2.sayfasındaki şu ibare de dikkatimi çekti; “İsa Kayacan’ın 130 uncu kitabı olan bu eser, Kayacan’ın 70.yaşı anısına yayımlanmıştır”. 130 kitap yayınlamak, dile kolay… Neredeyse yaşamının her yılına iki kitap düşüyor. Bu bakımdan da kendisini kutluyorum. Çünkü, başlı başına bir rekor örneğidir.
Ben daha fazla söylemiyorum. Kayacan’ın bu eserini inceleyenler, umarım ki yukarıdaki sözlerime katılacaklardır.
O’nun yeni gayretlerini ve yeni eserlerini bekliyor, kendisini tekrar kutluyor, savaştığı rahatsızlığı için de acil şifalar diliyorum.   

6 Mart 2013 Çarşamba

KONUK: Şair-Yazar, Birdal Can TÜFEKÇİ


6 Mart 2013 Çarşamba

KONUK: Şair-Yazar, Birdal Can TÜFEKÇİ

KONUK KALEM:
KÜLTÜR DEHASI İSA KAYACAN’IN SON KİTABI: BURDUR’UN SAZ VE SÖZ USTALARI (2)
              Birdal Can TÜFEKÇİ    
Sayın İsa hocam, benim çok kıymet verdiğim, kıymetli dostlarımızdan birisidir, O ki dur durak bilmeden yıllarca çalışmış yüzlerce kitaba imza atamıştır, kendisi yurt içinde ve yurt dışında tanınan sevilip sayılan, bir kültür dehasıdır. O ise kendisini Burdur’ a adamıştır. 9000 yıllık tarihe sahip olan Burdur’un bu kültürel zenginlikleriyle geçmişten geleceğe bir ışık yakmış, Burdur’un sanatına ve sanatçısına sahip çıkmıştır.
            Onun rahatsızlığı, tüm dostları gibi beni de ziyadesiyle üzdü. Tabii ki yaşadığı bu rahatsızlık nedeniyle kendiside üzüntülü günler yaşadı. Ama ümit ediyorum ki, o mücadeleci kişiliğiyle şimdilerde mücadeleyi kazanmıştır. Yani ben ve tüm dostları bunun böyle olmasını diliyoruz.
Burdur’un bu kültür çınarını sağ salim ve dimdik ayakta görmek, onun gülen yüzüyle, sımsıcak sevgi dolu sesini telefonun ucunda duyabilmek benim gibi kendisini seven tüm dostlarının dileğidir.
Son çalışması olan; Burdur Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nce 792 sayfayla yayınlanan “Burdur’un saz ve söz ustaları-2”adlı kitabındaki üstün gayreti ve emeği için onu kutluyorum. Diğer yüzlerce eserinde olduğu gibi bu çalışması da bizlere ve gelecek nesillere onun bir armağanıdır. Dilerim ki, Allah uzun ömür versin de daha birçok esere imza atsın. Böyle yüce gönüllü, değerli hocamı tanımaktan onur duyarım.
Kendisi zaten bir canlı Ansiklopedi olan sayın, İsa Kayacan Hocamın Ellerine, yüreğine ve kalemine sağlık dileyerek; daha önce yazdığım İsa Kayacan şiirlerimden üçünü aşağıda sunuyorum.                                                                                 

İSA KAYACAN

Azminin zaferidir, engelsiz yolu.
Fetheder gönülleri, İsa Kayacan.
Uzanıyor herkese, kardeşlik kolu.
Rekorlar kitabında, İsa KAYACAN.

Onun hakkıdır, layıktır, azdır övülse,
Ulaşılamaz yeri, kalpten sevilse,
Koskoca dehadır, kıymet verilse,
Rekorlar kitabında, İsa KAYACAN.

Yıllar geçip, karlar yağsa başına.
Kurbandır, Burdur’un, toprağına taşına.
Paylaşır sevgiyi, uçan kuşuna.
Rekorlar kitabında, İsa KAYACAN.

Bilgi ondadır, ilgi onda, özveri onda.
Bir vahadır o dostluğun dergâhında.
Görmek isterim onu, rekorlar kitabında.
Mutlaka olmalı, dost İsa KAYACAN.

İSA KAYACAN

İlim çeşmesinin, suyu ondadır.
Gürül gürül akar, İsa Kayacan.
Dünya’nın en güzel, huyu ondadır.
Örnektir bizlere, İsa Kayacan.

Bunca yıl çalışmış, örnek bir lider.
Bir deryadır bilgin, ummana gider.
Burdur seninle hep, iftihar eder.
Bulunmaz bir eşin. İsa Kayacan.

Dostluk yolunda sen, bir meşalesin.
Sevgide rehbersin, ay da halesin.
Kültür ormanında, bir şelalesin.
Çağlayıp akarsın, İsa Kayacan.

Her zaman her yerde, hep bizimlesin.
Kocaman yüreğinle, koşar gelirsin.
Yurdun her yerinde, basında sensin.
Sonsuz saygılarımla, İsa Kayacan...

İSA HOCAMA

Bir ışık parladı, Burdur ilinden.
Birdal’a ulaştın, gurbet elinden.
Anlattın, öğrettin şiir dilinden.
Gönüller sultanı, İsa Kayacan.
.
Uğraştın didindin bir ömür boyu.
Azimle yürüdün, dikenli yolu.
Bilirim yüreğin, sevgiyle dolu.
Hocalar hocası, İsa Kayacan.

İlmin deryasında, kuyu sendedir.
Gürül gürül akan, suyu sendedir.
Dünyanın en güzel, huyu sendedir.
Şairler hocası, İsa Kayacan.

Yıllar geçti geldin, ömrün güzüne.
Değer verdim senin, her bir sözüne.
Rehber bildin seni, girdim izine.
Yılların hocası, İsa Kayacan…

Bu yolda hedefim, sen oldun hocam.
Seninle parladı, ufkum ve gecem.
Şiire yansıdı, dilimde hecem.
Gönlümüzün hocası, İsa Kayacan…

Birdal Can TÜFEKÇİ

23 Şubat 2013 Cumartesi

KONUK YAZAR: ALİ ADANIR


Türk Basın-Yayın Dünyasının Kutup
          Yıldızı, Abide Şahsiyet İsa Kayacan
A l i   A D A N I R
ALİ ADANIR
İkinci Dünya savaşı yıllarında yokluğun kol gezdiği ve yiyeceğin karneyle verildiği, 20 Eylül 1943 tarihinde Burdur ili Tefenni İlçesi’ne bağlı Ece köyünde dünyaya geldi.  Babası Hasan Hüseyin, annesi Güldalı olan, dört erkek kardeşin en küçüğü olarak, köyünde çobanlık yapan Ese tarlalarda çalıştı. Memleket toprağının her yerinde olduğu gibi zor şartlara rağmen, ailesi tarafından okula gönderildi.
İlkokulu Ece’de, Ortaokulu köyüne 3.5 km. mesafede olmasına rağmen, yürüyerek gidip gelerek ilçesi Tefenni’de bitirdi. Türkçe öğretmeni  Sadiye Özeren’in teşvikleriyle şiire ilgi duydu. Lise eğitimine başladığı Burdur’da  Avukat Talat Şener’in yazıhanesinde hem çalışıp, hem de okumaya çabaladı. Büroda daktilo ile tanışıp dava dilekçeleri ve raporlar yazarak, yazma becerisi elde etti.  Lise eğitiminin geri kalanını Ankara’da tamamladı.    Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Halkla İlişkiler bölümünden mezun oldu.  Anadolu köy ve kasabalarında elektrik, su ve yol bulunmadığı için köyünün eteğinde kurulduğu Eşeler dağına odun kesmeye giden emmi ve dayılarına hitaben yazdığı Merhaba adlı ilk şiirini 1956 yılının Kasım ayında kaleme aldı. İlk makalesi ise 24 Ocak 1961 tarihinde yayınlandı.
            Burdur Şeker Fabrikasında mevsimlik kömür işçisi olarak çalışan, daha sonra ağabeyinin dükkanında ayakkabı tamirciliği yapan Kayacan; Ankara’ya gelerek, 2004 yılında kaybettiğimiz Şair Halil Soyuer’in müdürlüğünü yaptığı Turist Otel’de resepsiyon görevlisi olarak çalışmıştır. 1963 yılında Artist Dergisi yarışmasında derece almış ve şair Osman Atilla ile tanışmıştır. Yüksek İhtisas Hastanesi kat sekreteri olarak görev yaptı.
7 Kasım 1964’te Sabahat hanımla evlenmiş ve bu evlilikten Serpil, Gül ve Filiz adında üç kız çocuğu dünyaya gelmiştir. Kimsenin şemsiyesi altına girmeden, koltuk değneklerine dayanmadan, arı gibi çalışarak, karınca sebatı ve ipek böceğinin titizliği ile korukları helva, dut yapraklarını atlas yapmış ve bilgi peteğini doldurmuştur. Öğrendiklerini kendisinde saklamayıp, Cennetmekân hocamız  Ahmet Tufan Şentürk’ün deyimiyle  şifalı suyu olan hayrat bir çeşme gibi ulusal ve yerel basının en ücra köşeleri ile paylaşmış ve kutup yıldızı gibi ilgiye en çok muhtaç olan yurdumuzun kırsal yörelerini aydınlatmıştır. 
Şakir Susuz’un sözleriyle adeta kalem yiyip, kağıt içerek, uyku ve istirahat nedir bilmeden rekorları alt üst eden 42 bine yakın makale yazmış ve bunları ülkenin bu gün kapananlar dahil 3562 gazete ve dergisinde yayınlamıştır. 1966 yılında köyünün ismi ile yayınladığı Ece Sanat dergisini aylık olarak 28 sayı çıkarmıştır. 130 kitabı yayınlanmıştır. Hayrettin İvgin hoca onun için varlığı dost ve arkadaşlarına her zaman güven vermiştir diyor.
Rahmetli Hüseyin Yurdabak, Ankara ve yurdun çeşitli yörelerinde düzenlenen şiir toplantılarından, gazete ve sanat camiasından yakından tanıdığı hocamızın hasletlerini dizelerinde şöyle tasvir ediyor;
En güzel sıfatları benliğinde taşıyan,
Onda sıcaklık bulur ayazlarda üşüyen,
Kapmış güzellikleri Hak’tan İsa Kayacan,
O bir kültür alemi, tükenmeyen heyecan…
Destanlaşan köylü İsa Kayacan kitabı ile hocamızı anlatan ve ona sayısız şiir yazan yakın dostu Mustafa Ceylan’ın memleket sevdası  Burdur gölünden büyük, dağlardan yüce, okyanuslardan engindir demiş ve bu yazı fabrikatörü yazmış olduğu kağıtları değerlendirseydi, ülkenin en büyük kağıt tüccarı olur, yüzlerce saray, yat, kat ve apartman yaptırırdı demiştir.
12 Şubat 2002 tarihinde hayatının öteki yarısı ve en değerli parçası olan eşini kaybeden hocamız, o gün bugün mahzun ve kanadı kırık bir vaziyette, dünyanın en zor hallerinden birisi olan yalnızlık kabusunu, kızlarıyla ve gerçek dostları ile birlikte yenmeye ve onun hatıralarıyla oyalanmaya çalışıyor.
İş ve işçi Bulma Kurumu, Basın-Yayın, Trt ve birçok bakanlıkta basın müşaviri olarak görev yapan İsa Kayacan 27 Ekim 2005 tarihinde 42 yıl 9 ay 23 günlük anasının ak sütü gibi helal bir şekilde görev yaptığı, özveri ile çalıştığı kamu hizmetinden, Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri olarak emekliye ayrılmıştır. 
Türk dünyası , Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Azerbaycan ve Türkmeneli için sayısız makale, kitap ve şiir yazan, Türkiye ve Azerbaycan arasında dostluk köprüsü inşa eden, Dağlık Karabağ, Kıbrıs, Batı Trakya ve Kuzey Irak’ta yaşananları kaleme alan, Bakü, Kerkük, Taşkent, Girne, Semerkant ve Buhara’yı İstanbul’dan ayırmayanDünyanın neresinde Türk varsa ellerimizi uzatmalı ve kucaklaşmalıyız diyen Dr. İsa Kayacan’a; Hayrettin İvgin ve Nail Tan ile birlikte gittiği Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’de Prof. Elçin İskenderzade ve Doç. Tamilla Abbashanlı Aliyeva’nın da hazır bulunduğu bir törende Vektör Beynelhalk İlim Şurası tarafından 16 Şubat 2006 tarihinde Fahri Profesörlük ünvanı verilmiştir.  Ekber Goşalı Azeri Türkçesiyle İsa Kayacan kaya gibi sert, çiçek gibi kevrek diyor. M.Yahya Efe hayatını Türk kültür, sanat ve edebiyatına adamış ve Anadolu halkının sesi olmuştur demiştir. Adana’lı şair Mansur Ekmekçi hocamız için çok sayıda şiir yazmıştır.
Anadolu basını fahri hemşerisi, duayeni, imparatoru, hamisi ve daha birçok güzel sıfat ile anılan hocamız defalarca yılın yazarı, gazetecisi, şairi ünvanı ile sayısız ödül kazanmıştır. Tırnağı ile kazıyarak geldiği her mevkide iyi niyetli, fedakar, velud bir gönül eri olarak, karşılıksız hizmet vermenin timsali olmuş ve ülkemizle birlikte yakın coğrafyamızda basın denilince akla gelen en hoş sada olmuştur. Her faniye nasip olmayacak katılım ve güzellikte yapılan bir törenle 8 Nisan 2006 tarihinde Ankara, 13 Mayıs 2006 tarihinde Burdur’da Türk Kültür ve Basın Yayınına 50. Hizmet yılı hazırlanan belgesel gösterimiyle kutlanmıştır. Yazdığı yazı ve kitaplarda hiçbir maddi menfaat beklemeden, sıkıntılarına rağmen, gönlünün dağı taşı altın bir vaziyette hep birilerine bir şeyler verme çabası ve memleket hasretiyle yanıp tutuşmuştur. Herkes beni Ankara’larda sanır, Burdur’da bir dam çökse içim parçalanır sözleriyle vilayetine olan aşkını anlatır. Ece köyünü, Tefenni ilçesi ve Burdur vilayetini her platformda tanıtmış ve sahip çıkmıştır. Memleketi de ona kayıtsız kalmamış, Köyünde adını taşıyan bir kütüphane kurulmuş, Tefenni’de bir sokağa, Burdur’da bir caddeye ismi verilmiştir. 
Vedat Fidanboy sevip saydığı ve yakından tanıdığı hocasının bu özelliklerini bakın nasıl anlatıyor;
Dosta verir boğazından kısar da,
Gönlü delik deşik, cebi hasar da,
Garipleri hep bağrına basar da,
Boyun eğmez şaha İsa Kayacan.
4 Eylül 2012 tarihinde Ankara  Atatürk hastanesinde ameliyat olan hocamız için Murat Duman Nerdesin adlı şiirinde ona olan özlemini ve temennisini Rüzgarlı sokak’tan şöyle dile getiriyor;
Sapasağlam ayakta ömür sür kana kana,
Allah’ım şifa versin sen lazımsın Cihana,
Bu dünya çok fanidir yazalım Hak’tan yana,
Gözlerim seni arar hocam şimdi nerdesin.
Hocamız şimdilerde evinde kızı Gül hanımın yardımı ile geçirmiş olduğu ameliyatın tedavileriyle uğraşmakta olup, dergi, gazete ve kitap gibi onun gıdadan bile önce gelen ihtiyaçları bir vefa örneği sergileyen Şair İsmail Kara tarafından kendisine ulaştırılmaktadır. Kitap çalışmalarına aralıksız devam eden hocamız, gazetelere günlük makale göndermeye devam etmektedir. Tevazu, çalışkanlık ve özveriyi benliğinde yoğuran ve bir akarsu gibi zirvelerden doğan kaynağını  ovaları sulayarak enginlere taşıyan İsa Kayacan’ı anlatmaya çalıştığım şiirimle hocamıza sağlık ve afiyet diliyorum.
Yorulmadan yazı yazar,
Kâğıda damlıyor teri, 
Ücra köşelerde tozar,
Her zerresi gönül eri.
                                                        
Hiçbir menfaat gözetmez,
Öne çıkmaktan haz etmez,
Bakan, Vekil, İşçi, Memur,
Onun gözünde fark etmez

Hoca’ma makale yazdım,
Dünya görüşünü sezdim,
Yazıların okuyunca,   
Ne kadar çok yeri gezdim..

İsa Kayacan’ın ismi,
Gazete’de çıkar resmi,
Rekorları alt üst etmiş,
Hoş bir sâda olmuş cismi..

30 Ocak 2013 Çarşamba

Konuk Yazar: İsmail YAĞCI


KONUK YAZAR:
BURDUR’UN SAZ VE SÖZ USTALARI–2
                                                                                                                          İsmail YAĞCI
16 Ocak 2013 günü saat 14.00 de tarafıma gönderilen kitabı aldım. Kitabın adı; “BURDUR’UN SAZ VE SÖZ USTALARI-II “ Memleket sevdası, bizim en büyük varlığımızdır. Kitabı incelerken; memleketin buram buram kokusunu alıp, kültürel değerlerimizi tekrar yaşarken, Burdur yörenin bir ferdi olmanın gururunu duydum.
Değerli okurum; kitabın arka yüzünde: ”kitaplar yayınlandıkları gün, ay ve yıllarda getirdikleriyle önem kazanırlar. Sonraki zaman dilimi içerisinde, ya aranırlar ya da tozlu raflarda kalarak, unutulup giderler.
Folklorumuzun ve Teke yöresi’nin başkenti; Akdeniz ve Ege Bölgeleri’nin merkezi Burdur’un, değişik yönleriyle anlatılması, Burdur çıkışlı Saz ve Söz Ustalarının tespit edilebilenlerinin biyografileriyle bir araya getirilmesi, Araştırmacı, Gazeteci – Yazar İsa Kayacan tarafından gerçekleştirilme çalışmalarının 2. si olan bu kitap, içeriği,  Burdur ve Burdurlu bilgileri itibarıyla tarihe ışık tutacaktır.
Civanmert insanların yaşadığı, Efelerin, Zeybeklerin harman olduğu, yöre sanatçılarının türkülerini coşkuyla okuduğu, boyu küçük, sesi büyük sipsinin Anayurdu, Kütüphane ve Antik kentler şehri Burdur’un bilinen, bilinmeyen yönlerinin anlatıldığı bu kitap uzun araştırmalar sonucu ortaya konulması bakımından önem taşımaktadır…” ibaresi kitabın özünü anlatmaktadır.
792 sayfalık Kitabın 167. sayfasında; Burdur il Genel Meclisi üyesi, Gölhisar Gündem Gazetesi imtiyaz sahibi ve mensubu durumunda olduğu Gölhisar’a hizmet için kendini adayan, vatandaşın sorunlarını devamlı omuzunda hisseden, örnek bir aile reisi olan Bülent Okunakol’u görmekteyiz.
Kitabın 196. sayfasında; biyografim ve “Benim Güzel Burdur’um”adlı şiirim bulunmaktadır. Ayrıca 484. sayfasında “Neden Atatürk” adı altında hazırladığım özlü sözlü şiirler antolojisiyle ilgili görüşlere yer verilmiştir. 598. sayfasında da Antalya radikal haber internet ve Gölhisar Gündem gazetesinde yazdığım “Türk’ün sesi Kardelenimiz Prof. Dr. İsa Kayacan’a sahip çıkalım” başlıklı yazım görülmektedir.
Memleketimizin değerlerini anlattığım; gerek şiirin, gerekse yazımın, bu güzel kitabın altın sayfaları arasına alınmasından dolayı şükranlarımı sunarım.
Gelecek nesillere ışık tutacak bu eserin; titizlikle hazırlanmasını sağlayan, Burdur Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne ve başarılı çalışmalarıyla ünü Anadolu sınırlarını aşmış, bütün Türk dünyasının sesi soluğu olmuş, değerli üstat, memleketin onuru gururu Prof. Dr. İsa Kayacan’a teşekkürlerimi sunar, çalışmalarında başarılar dilerim.

BENİM GÜZEL BURDUR’UM
Yaylalı yeşil dağları,
Meyveli üzüm bağları,
Çiçekleri ovaları,
Çalışkan insanları
Benim güzel Burdur’um!

Yapraklı barajı suları süzdürür,
Güneşi de ekinleri güldürür.
Gölü dikkuyrukları yüzdürür
Benim güzel Burdur’um!

Meyvesi bol suyu berrak,
Semaları güneşten ak,
Dirmil de buzlu kaynak,
Benim güzel Burdur’um!

Çayırları zümrüt gibi,
Çiçekleri bir tül gibi,
İnsanları bir gül gibi,
Benim güzel Burdur’um!

8 Ocak 2013 Salı

KONUK YAZAR:


ÖNEMLİ BİR KİTAP:
“BURDUR’UN SAZ VE SÖZ USTALARI-2”
                                                         Hayrettin İVGİN
Değerli dostum, gazeteci, yazar İsa Kayacan’ın beklenen kitabı çıktı. Burdur’un Saz ve Söz Ustaları adlı kitabın birincisi 2005 yılının ağustos ayı içinde 168 sayfa hacminde yayımlanmıştı. Bir üçüncüsü de olur mu? Bilemiyorum. İsa Kayacan dostumuz, üçüncü kitap için niyetli midir; değil  midir? Onu da bilemiyorum ama ikinci kitap, uzun bir süre Burdur’un saz ve söz ustalarını tanıtmaya yetecektir. Bundan sonra Burdur’dan hiç mi saz ve söz ustası yetişmeyecek?
Hayır bunu söylemek istemiyorum. Tabiki Burdur genel kültürüyle, halk kültürüyle zengin bir ilimizdir. Şimdiye kadar çok değerli saz, söz ve bilim insanları yetiştirdi. Bundan sonra da yetiştirecek. Hem de sayısı giderek artan düzeylerde olacak. Ben şahsen inanıyorum.
Burdur kimleri yetiştirmedi ki? Ömer Rıza Doğrul, Prof. Dr. Fethi Çelikbaş, Prof. Dr. H. İbrahim Kafesoğlu, Prof. Dr. Ethem Ruhi Fıglalı, İbrahim Zeki Burdurlu, Fakir Baykurt, Dr. Yusuf Ekinci, Osman Oktay, Mustafa Balbay, İsa Kayacan, Güner Özkan gibi yüzlerce şair, yazar, bilim adamı ve söz ustaları Burdur ve Türk kültürüne hizmet ettiler.
Türk sanat ve halk müziği konusun da da önemli şahsiyetler yetişti. Ahmet Yamacı, Hamit Çine, Salih Urhan, Sümer Ezgü, Rahmi Uğur bunlarda sadece bir kaçıdır.
Türk basınının duayenlerinden olan İsa Kayacan tek başına bile Burdur’u temsil edecek seviyededir. Ama Burdur’da ilk matbaayı kuran Ali Rıza Taraşlı ve M. Kemal Taraşlı, Basın Şeref Kartı sahibi Osman Şan, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, gazeteci milletvekili Mustafa Balbay, M. Ercan Taraşlı, Kürşat Tuncel, Yunus Serttaş, gibi pek çok basın mensubunu Burdur yetiştirmiştir.
Burdur aşık ve halk şairleri de yetiştirmiştir. Âşık Vecaî,  Âşık Hakî, Şemsi Baba, Kemalî Baba, Âşık Feryadî, Ozan İrşadî, Âşık Sarı, Âşık Ömer Erkan, Çörtenli Âşık Hüseyin, Âşık Revanî, Âşık Saim gibi şahsiyetleri sayabiliriz.
Burdur’un Saz ve Söz Ustaları – 2 adlı kitab, bir Burdur külliyatıdır. Onyedi bölümden ve 792 sayfadan oluşan kitapta neler yok ki? Burdur’un saz ve söz ustaları, gazetecileri, bilim adamları yanında;  Burdur’a ilişkin önemli kitaplar, hikâyeleriyle Burdur türküleri, Burdur’un fıkraları, anılar, Çanakkale ve İstiklâl Savaşı kahramanları. Burdur basını, bazı ünlü yiyecekleri vs. gibi bilgiler de bulunuyor.
Ayrıca, İsa Kayacan’a verilen ödüller, onun Türkçe-İngilizce biyografisi, kendisiyle yapılan röportajlar, adına açılan Ece Köyü Kütüphanesi, bu kütüphaneye ilişkin haberler, kitapları, yazarların ve şairlerin sözü ile İsa Kayacan için kaleme alınan yazılar, İsa Kayacan’a yazılan şiirler, kendisine gönderilen bazı mektuplar, bazı yazışmaları, bestelenen şiirleri ve notaları, fotoğraflar, belgeler vb. dokümanlar da yer alıyor.
Kitabta üç “Önsöz” bulunuyor. Şimdiki Burdur Valisi Nurettin Yılmaz (1. Önsöz), bir önceki Burdur Valisi Süleyman Tapsız  (2. Önsöz), Burdur İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Tanır (3. Önsöz). İki de “Sunum” var: 1. Sunum: M.Ercan Taraşlı’ya ait (Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı), 2. Sunum İsa Kayacan’a ait.
Önsöz ve Sunuşlardan hemen sonra Burdur’un Saz ve Söz Ustaları-1 için yazılanlardan seçmeler 19-26. sayfalar arasında yer alıyor. Nail Tan, Yrd. Doç. Dr. Şevkiye Kazan, Nur Sümeyra, Osman Oktay, İrfan Ünver Nasrattınoğlu, Vedat Fidanboy, Ahmet Tekeş ve Hayrettin İvgin’in yazıları bu sayfalarda bulunuyor.
Kitap; İsa Kayacan’ın 130. yayınıdır. Ve onun 70. yaşı anısına yayımlanmıştır.
Basım yeri Ankara, yılı 2012 (Agustos)’dır. Redaksiyonu Mehmet Tanır ile Alper Urhan yapmış. Tasarım, Peyda Yayıncılık’a ait. Baskı, Ankara’nın eski ve köklü matbaası Sistem Ofset’te gerçekleştirilmiş. Kitabın Burdur Valiliği İl Özel İdaresi baskı giderlerini karşılamış, Burdur Valiliği Kültür ve Turizm Müdürlüğü de baskıya hazırlamış. Bu kitabı edinmek isteyenler Burdur İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile yazışarak temin edebilirler.
Kitabın 1. Önsöz’ünde Burdur Valisi Nurettin Yılmaz şunları söylüyor:
“İsa Kayacan, Burdur’u Burdurlu’yu anlatan yüzlerce makalenin, araştırma ve yayının, Burdur çıkışlı pek çok kitabın sahibi oluşu nedeniyle, Türkiye’nin dikkatini Burdur’a çeken edebi bir şahsiyettir.”
Gerçekten de yazılarında 65.000 defa Burdur’dan ve Burdurludan söz etmiştir.
130 kitabın yanında 45 bin dolayındaki yazısı yerel ve ulusal 3 bin 600 gazete ve dergide yayımlanmıştır. Yazılarında 2 bin 500 şairin 11.500 şiirine yer vermiştir. Kendisine ait 26.000 kitabın ve derginin bir bölümünü Burdur İl Halk Kütüphanesine, bir bölümünü Tefenni İlçe Halk Kütüphanesi ile M.Akif Ersoy Üniversitesi Kütüphanesine bağışlamıştır. Adına Ece Köyünde, kitaplarını kendisinin sağladığı bir İsa Kayacan Kütüphanesi kurulmuştur. Daha pek çok kütüphaneye sayısını kendisinin bile hatırlamadığı kadar kitap bağışında bulunmuştur. O rekorların adamıdır. Ben inanıyorum ki “Guiness Rekoru”na da mutlaka girecektir.
Kitabın, hayırlı-uğurlu olmasını diliyoruz. İsa Kayacan dostumuzun bir an önce sağlığına kavuşarak bizi böyle güzel kitaplarla buluşturmasını bekliyoruz.